Analiz, Gökhan ÖZCAN, Psikoloji-Sosyoloji, Toplum, Yazarlar

Doğu ve Batı Felsefesinde Evrene ve İnsana Bakış Açıları

heinrich_fueger_1817_prometheus_brings_fire_to_mankindİnsanlık Tarihi, insanın çok farklı muamelelere, anlamlandırmalara tabi tutulduğu devrelere şahit olmuştur. Doğu ve batı felsefe sistemleri de insanın doğaya çıkıp başta evreni ve içinde bulunduğu, konuşlandırıldığı, kendisini, toplumu ve çağı sorgulamasıyla başlayan süreçleri kendi dünya görüşleriyle yorumlamaya çalışmıştır. Doğu organik, Batı mekanik dünya görüşüyle…       

Doğu felsefesinde bilginin kaynağına, ruh-beden-akıl diyagramındaki ruh ile ulaşılmaya çalışılır. Bilgi ancak sezgi ve ilhamla elde edilir. Bilgi erdemdir, lütuftur. Ancak erdeme ulaşmak için kullanılır. Batı felsefe geleneğinin özü mekanik görüşte ise, bilgi faydadır güçtür. Prometeus’un tanrılardan çaldığı ateştir. Nitekim pragmatist bir yapıdadır.

Varlıksal bir açılım yapıldığında doğu felsefesinde varlık, tümdengelimci bir tarz ile kavranır. Bu nedenledir ki, bir kızılderili bir ağacın varlığında, tanrının varlığını hisseder. Doğu felsefesinde ölüm korkulacak bir mefhum değildir. İnsan sadece geldiği yere rücu edecektir. Ölüm Mevlana’nın “Vuslat”ı, Buda’nın “Nirvana”sıyken, Hakkın fenasında fani olan insan-ı kamilin ise nefsinin akıbetidir. Batı felsefesinde kökü bireysellikle sulanmış tümevarımsal bir kavrayış mevcuttur. İnsan-ı kamilin aksine o kendi nefsi uğruna diğer insanları öldürür. Ölüm elbette korkulacak bir şeydir. Ölüm dibi olmayan karanlık bir kuyudur. Nietzsche ölüm kavramını doğudan çok farklı işler. Onun düşüncesi ‘Endizm’ yani sonculuktur. Ölümün sonrasına ait fikirler bulanıktır ve kesin değildir.

Ahlak felsefesine göre organik görüş yine hakikat diyagramındaki ruhtan esinlenir. Ruh sever duygulanır. İnsanı insan, değerleri değer yapan da duygular değil midir? Mekanik görüş ise insanı tamamen bedeni olarak tanımlamış ve bedenin istek ve arzularını gerçekleştirmek için bir çatışma içinde olduğunu söylemiştir. Din felsefesine göre değerlendirildiğinde organik görüş çok farklı açılımları haizdir. Ahlakın, varlığın, bilginin temelinde din vardır. Peygamber, güzel ahlakı tamamlamak için gönderilmemiş midir? Bir müslümanın ya da kızılderilinin her duası onu yaratana değil midir? Batı ise ahlakı sekülerleştirip, dini nihilizmle boğdu. Nietzsche ye göre ‘Tanrı ölüdür’

Sanat duyguların, düşüncelerin dillendirilmesi, “zeitgesit”in bir yansımasıdır. Organik dünya görüşü sanatı hayatın içinde yaşar. Kızılderilinin tuttuğu ritim onun için bir dinginleşme ananesiyken aslında bir sanattır. Sanat insanı huzura kavuşturur. İnsanın yitirilmiş benliğini yeniden inşa eder. Batıda meczupların toplumdan dışlanıp yakıldığı dönemlerde Osmanlı bimarhanelerinde müzik terapilerinin uygulandığı malumdur. Batı da sanat, savaşlarda ortaya çıkan ortak hislerin bir tezahürü ya varolan devrin bir yansıması olarak ortaya çıkmıştır.

Gökhan ÖZCAN
Psikoloji Bölümü
İstanbul Ticaret Üniversitesi

No comments yet.

Add your response