Darwinizm’in Psiko-Sosyal Yönü
Malum 2009 yılı Darwin yılı ilan edildi ve peşinden de birçok soru ve sorun geldi. Sansasyonlar,spekülasyonlar,polemikler ve daha birçoğu…
Peki hiç düşündünüz mü neden bu kadar gürültü? Bilimsel bir olgu olan Evrim Teorisi neden bu kadar eleştiriliyor? Ya da bu kadar sahipleniliyor? Madem konu bilimsel, neden dürüstçe ve tarafsızca tartışılmıyor?
Ben konunun pek de bilimsel olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Zira çevrenize bir bakınız. Bilimle uğraşmayan insanlar neden sıkıca Evrim Teorisine yapışıyorlar?
Konuyu psikolojik boyutuyla ele aldığımızda; insanlarda “bir şey” ya da “bir şeylere” inanma ihtiyacının olduğunu hepimiz biliriz. Bir “yaratan” inancı olmayan insanlar içlerindeki bu boşluğu Darwinizm ile doldurma ve bir evrilme ya da adı her neyse ona inanmaya başlarlar. Ve dindar bir insanın inançlarına sahip çıktığı gibi kendi evrimci inançlarına sahip çıkmaya başlarlar.
Peki nerede kaldı bilim? Nerede bilimsellik? Bilimle uğraşan insanlar bir hipotez’in bir aksiyom’un bir yasa’nın ne olduğunu bilirler.
Bir de bizim toplumumuzda Evrim’in İslamiyete aykırı olmadığını söyleyen bir güruh mevcut.”İki cami arası binamaz” diye de tabir edebileceğimiz bu güruh neyi kanıtlamaya çalışıyor onu da anlamış değilim.
Her ne olursa olsun bir konuyu hele de bilimle alakalı bir konuyu derinlemesine incelemeden “Mal bulmuş Mağribi gibi” üzerine atılmak hiç de erdemli bir davranış değil. Charles Darwin’i iyi okumak onu iyi anlamak gerekiyor. Toplumu ve onun değer yargılarını da iyi okumak gerekiyor.
Aslında her şey ortamın, zamanın ve zeminin uygun olmasıyla başladı. İnançlarından ve değerlerinden uzaklaşmış-ki bunun olması kaçınılmazdı- bir Batı, Evrim Teorisi gibi bir din ve bu dini getirecek bir peygamber(Charles Darwin) bekliyordu. Hepimiz Darwin’in çalışmalarına benzer çalışmaların ondan çok daha önce yapıldığını biliriz. Fakat zeitgeist buna müsait değildi. Bu da işin sosyolojik boyutu…
Darwin’in düşüncelerine baktığımızda yoğun bir Faşizm’le karşı karşıya kalırız. Bu ise genellikle Komünist düşünen ve Faşizm karşıtı şahısların evrim teorisine inanmalarında bir ironi oluşturur. Charles Darwin’in yazılarında bunu açıkça görürüz:
“Doğal seleksiyona dayalı kavganın, medeniyetin ilerleyişine sizin zannettiğinizden daha fazla yarar sağladığını ve sağlamakta olduğunu gösterebilirim. Düşünün ki, birkaç yüzyıl önce Avrupa, Türkler tarafından işgal edildiğinde, Avrupa milletleri nasıl risk altında kalmıştı. Bugün Avrupa’nın Türkler tarafından işgali bize ne kadar gülünç geliyor. Avrupa ırkları olarak bilinen medeni ırklar, Türklere karşı kesin bir galibiyet elde etmişlerdir. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımızda çok sayıda aşağı ırkın medenileşmiş yüksek ırklar tarafından yok edileceğini görüyorum.” (Darwin,Francis,The Life and Letters of Charles Darwin,Volume 1, 1888,New York).
“Belki de yüzyıllar sürmeyecek yakın bir gelecekte, medeni insan ırkları, vahşi ırkları tamamen yeryüzünden silecekler ve onların yerine geçecekler. Bu sayede ortada şu anki Avrupalı ırklardan bile daha medeni olan ırklar ve şu anki zencilerden, Avustralya yerlilerinden ve gorillerden bile daha geride olan babun türü maymunlar kalacaktır.”(Darwin,Charles,The Descent of Man,Second Edition,1874 , New York).
“Harun Yahya” cılık oynamak istemem ama durum bundan ibaret ne yazık ki.