Gençliğe Angaje İdeolojiler
Hep var olan genç nüfusumuzun kemiyetiyle (nicelik) övünüp durmuşuzdur. Avrupa ‘’yaşlı’’ biz ‘’genç’’ sayıklamalarını çok duymuşsunuzdur. Bu keyifsiz hal,keyfiyetin(nitelik) kemiyetten daha mühim olduğu farkındalığına eremediğimizdendir belki de.
Tek parti döneminin –ismiyle müsemma olan-tekdüze dünya görüşünden sonra kapılarını ideolojilere ardına kadar açan ülkemiz, iki- bedbaht- misafiri buyur ederek, başına ne işler açmış, hala açmaktadır. Biri geleneklerden,özden,irfandan kopmak istemeyen bir topluluk,diğer yanda isyankar,aynı zamanda devrimci, Marx’ı tanrılaştıran bir ‘’izm’’: sağ ve sol… Maksadım, sağ ve sol fikri yapılarını mukayese etmek gibi bir safdillik yapmak değil, sadece dikkatlerinizi bu iki uç’un birleştiği kesişim kümesinde yoğunlaştırmak : Gençlik…
Tanzimatta Jön Türkler , ardından Meşrutiyet ve Cumhuriyet, neticede peyda olan sağ ve sol gençlik… Peki neden gençler? Mevzumuza biraz daha psikolojik bir perspektiften bakacak olursak,Eric Ericson’u dinlemek lazım geldiğini düşünüyorum:’’Gençlik çağı ideolojiler için uygun bir ortamdır.Çünkü onların bazı aramalarını cevaplandırır. Böylece gençler ideolojileri benimsemiş olur.’’Ericson’a hak vermek gerekir.Gençlik bir tecessüs dönemi.Bitmek bilmez bir öğrenme ve anlamlandırma iştiyakı. Geçmişi pek sorgulamayan çünkü henüz sorgulayacak bir geçmişe sahip olmayan ham beyinlerin bakir varoluş serüveni .İdeolojji tacirlerinin, slogancı bulma arayışlarını besleyecek bulunmaz bir memba…
Gençler için var olmak önemli. Var olmak demek,’’bu ülkede ben de varım, benim de düşüncelerim var.’’ demektir. O zaman sorun var oluş kavramında değil, gençlerin ona atfettikleri manada ve onları şekillendiren çevrede yatıyor demektir. Belki de bizi çıkmaz sokağa saptıran bu noktadır. İdeolojilerin ölüp ölmediğinin tartışıldığı bir dönemde ideolojik kavram kargaşalarına, fiziki çatışmalara, daha da kötüsü , tüm bu kavramlardan bihaber olan ,kapitalist dünyanın ve teknokrasinin hükmettiği bir gençlik profiline şahit olmaktayız. Şu halde‘’Türk istikbali’’vasiyeti ne kadar yerine getiriliyor aşikar… Miras bırakılan Cumhuriyet’in kavramlarının içini boşaltmak ve bunu siyasal bir meta haline getirmeye solculuk, İslam’ı revize etme emellerini farklı politik kılıfların içinde gizlemeye de sağcılık deniyorsa, sağcılık ve solculuk arasında herhangi bir ayrım görememekteyim.
*Ferda senin; senin bu teceddüd,bu inkilab
HerÅŸey senin deÄŸil mi ki zaten?.. Sen ey ÅŸebab.
Evet her şey senin iken, bütün fikirlere açık olma ve bunları devşirme imkanın var iken,sadece bir ideolojiye kulak vermen seni gerçek bir ‘’Ferda ‘’muhatabı yapar mı?
*Maziye şimdi sen bakıyorsun pür-intibah
Ati de senden eyleyecek böyle iştibah…
*Tevfik Fikret/Ferda
Gökhan Özcan
Psikoloji Bölümü/ İstanbul Ticaret Üniversitesi
