Karşılıklı Platonik
 Â
 Â
 Â
Â
Â
Â
Â
 Güneş hiç bu kadar yakın olmamıştı bana
Tan yeri bu kadar uzak
Önceden ben kimse için uyanmazdım sabahları
Uykum kaçardı uyanırdım yalnızlığıma
Sevmeyi aşk romanlarından okurdum
İçim ürperirdi
Derin bir iç çekerdim geçer giderdim
Yalnız ve dimdik dururdum ayakta
Ben kimsenin önünde diz çökmedim
Korkmazdım ölümden
Haz duyardım korkusuzca yaşamaktan
Gizli sevdalarım vardı benim önceden
Bir melek çizerdim hayalimde
Her sabah daha güzeline âşık olurdum
Ve her zaman daha zayıf yanımda dururdu
Sağ yanımda
Bazen aldandım yaban güllerine zahir
Zülüfleri tel tel dökülüyordu elmacık kemiğine
Endamını görüyordum muhteşem
Herkesin gördüğü bana ait olamazdı
Kalbimi kırardım kendi kendime
Bırakıp giderdim dünyayı ölürcesine
Ben hiç karşılıklı sevda yaşamadım
Çıkmak sözünden hoşlanmadığımdan belki
Post modern insanların yanında antika kaldığımdan
Ben kalbimin sultanını arıyordum
Onlar baÅŸka bir ÅŸey
Ben mistik bir dünyada yaşıyorum
Bir aşk taşıyorum eski zamanlardan
Görülmemiş kadar acı, görülmemiş kadar gerçek
Ve hiç olmadığı kadar imkânsız…
Şimdi sen varsın
İmkânı yok sensiz olmamın
Ve tabi seninle olmamın da
Eski zaman aşkları gibi
Ağyardan sebep ayrıyız ne güzel
Her geçen gün daha çok seviyoruz birbirimizi
Bir önceki günden daha çok
Ve bazen türlü türlü düşünceler
Deli deli
Zararsız ziyansız, aşk çoğaltan düşünceler
Kıskançlık peyda eden nazlı suskunluklar
Ve işte kitap gibi yaşıyoruz aşkımızı
Entrikalar gani
Habersiz kalmalar bol bol
Ve her buluştuğumuzda daha kırmızı yanaklar
Hesap sorarken kırılıp gitmesinden korkmalar
Ve ayrılırken gözlerde tebessüm
Ağlamak haramdır o güzel gözlere
Ve inanın ben bu aşkı
Tavan arasından topladım, dağılmıştı
Unutulmuştu…
Dünya ilk önce iki kişinindi
Aşk iki kişinin…
Şimdi de öyle…
Murat UstaoÄŸlu
Â
Â
Â

Hep sevip sevilemeyen, ancak en sonunda sevenini bulup da ona ulaşamayacağını bilen bir kişinin dramı sanki.
Murat Bey, gerçekten kaleminize, gönlünüze sağlık. Güzel bir manzume, gerçekten hoş bir çalışma olmuş.
ben de hep iki kişi yaşadım biri ben diğerinin bundan haberi yok.
“YaÄŸmurlardan sonra büyürmüş baÅŸak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
YaÄŸmurlardan sonra büyürmüş baÅŸak”
Sezai Karakoç’un bu dizeleri herhangi yorumu gerektirmeyecek kadar iyi tanımlamış “…”ı. (ÅŸiire ÅŸiirle karşılık vermek belki biraz abes ama..)
pirim ıcımde ne var ne yok gene dokmusun ortalıga…valla sen de olmasan…
sanki ben,,sanki deÄŸil tıpkı ben…süper,yüreÄŸine saÄŸlık…