Analiz, Gökhan ÖZCAN, Karalamalar, Psikoloji-Sosyoloji, Sanat & Edebiyat, Toplum, Yazarlar

Bencil Yolculuk(!)..

yolculuk-unigundem   Yolculuk tek başına yapılmalı.Yanıbaşınızdaki kişi sizin düşünce kaydıraklarında kaymanızı engellememeli…Aksine hiç varolmayarak arkanızdan itmeli…Karanlık ve bozuk yol çizgilerini başınızı kitaptan kaldırdığınız birkaç saniye içinde yine o sıcak yalnızlığınızla temaşa etmelisiniz…

***

    Konuşmamalı…Evet susmalı.Susmak kelimelerin taze bekaretine hiç dokunmaz…Sadece onları okşamakla,içinde tutup kimseyle paylaşmamakla yetinir…Ama konuşmak…En fesih düşünüşleri bir kabahate tebdil eden o dışı parlak içi boş olmaya çok müsait insani eyleyiş formu…Ben hep susuyorum…

***

 

   Yolculuk insanın ÅŸu yoÄŸun ve ÅŸaÅŸalı,mana bakımından bir o kadar da fakir hayat kavgasında  durmaya daha öncesinde duraksamaya ne büyük bir vesiledir! Durmak için durmaya niyet edilmeli yani duruÅŸ pozisyonuna geçmeye bir ön-koÅŸul meydana getirmek,bir an durmak: Duraksamak…Zihni bir sükun nehrinde yüzdürmek…Her türlü dünyevi  isteÄŸe o sevimsiz sesiyle‘’lebbeyk’’diyen animayı(nefsi) bir an sükutun serin gölgesinde vakfettirmek…Ve sonunda yola revan olmak ve tekrar tekrar baÅŸa dönmek…Önce vakfedebilmek(durmak) sonra vakıf olmak(anlamak)…Neye? Ruhunun duramadığı zamanlardaki bitap haline…

***

   Hazreti İnsan duramıyor…Tefekkür kapıları ancak  durulabildiği zamanları remz ilan ettiğinden,düşünce,taliplere ancak kapı deliklerinden arz-ı endam edebiliyor…Arkada kalan yakınları ya da bir sevgiliyi tahayyül etmek,hasretin yahut gurbetin hüzn ü kederiyle yoğrulmuş arza dahi tırmanamayan düşünsellikler,açıkta kalan o daracık kapı deliğini nihayet tüm kasvetiyle kapatıveriyor…Duygular düşünceyi bertaraf etmemeli! Zaten yola tek başına başlamış hazreti insanı,yine varolmayan varlıklar ve varsıllar engellememeli!Haydi yalnız bırakın Hazreti!

***

    Ve insan her yola çıktığında bir aÄŸaç dikmeli,bir eser meydana getirmeli…Şu bedbaht hayatta bir dikili aÄŸacı olmalı…İktidar ve mülkiyet salyası akıtanlar hitabım size deÄŸil! Kendi arkasını güvenceye almak,dünyanın direÄŸine ip baÄŸlamak’’ amacından uzak,sırf kendi aÄŸacının gölgesinde daha da kendi olmak için bir aÄŸaç dikmek…Ve kendi eseri olan o gölgede,müessir(eserlendirici) olan kendini,kendi tesirinde bırakabilmek…Kaçımız bunu yapabiliyor?

***

     Kaçımız yaptığımız en azından bir yolculuğu bile kendimiz için yapabiliyoruz? Yaptığımız her bir şeyin nedenini  kendimiz dışında bir sebebe bağlama aşinalığımızı bir kenara bırakıp bazı şeyleri de kendimiz için yapmamız çok mu kötü?

***

                Sadece bir ağaç dikin, kendi eserinin altında gölgelenmek hiç de kötü değil…

    Not: Kendim için yaptığım bencil(!) bir yolculuktan arda kalan birkaç kırık cümleydi hepsi…

Gökhan Özcan

Psikoloji Bölümü

İstanbul Ticaret Üniversitesi

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

One Response to “Bencil Yolculuk(!)..”

  1. On 06 Ekim 2009 at 22:53 cetin responded with... #

    bu cümlelerden ‘zaten baÅŸkaları için bir baÅŸka yolculuÄŸa baÅŸladık. hiç olmazsa yolculuk süresince müsade edin’ haykırışlarını duyar gibiyim. ve yine Gökhan Özcan, yine bencilliÄŸe(!) dair bir yazı:). istek parçalar vardır hani, birilerine armaÄŸan edilir. eÄŸer istek yazı diye bir alışkanlığımız olsaydı ve kendim yazsaydım bu yazıyı,”yolculuk” kelimesinin mefhumunu çok çok kısıtladığımın farkına vararak da olsa yolculuklarda yanındaki “hazretler”den muzdarip olanlara armaÄŸan etmek isterdim.
    çok teÅŸekkürler…

Add your response