Analiz, Gökhan ÖZCAN, Karalamalar, Psikoloji-Sosyoloji, Sanat, Sanat & Edebiyat, Toplum, Yazarlar

Tolstoy’da Sanat Kanlı Bir Meyvedir…

tolstoy,sanat-unigundemİnsanı ve onun hayatiyetini merkeze alıp,etrafını durmadan tavaf eden Psikoloji biliminde inceleme ve çalışmalarım devam ettikçe insan elinin uzanabildiği her şey dikkatimi celbediyor.Her bir kuşede bir insan emaresi,insan kalıntısı…

Okunulan bir romanın mubalaga edilmiş paranoid karakterinde,bir film sahnesinin manidar durağanlığında, bir tablonun yerinden fırlayacakmış hissi veren canlılığında yani sanattadır insan…Ve sanat da insandadır,insan içindir; şu sanat ‘’sanat’’ içindircilere inat…Bazen bir aşktır sanat  bazen de buram buram kokan bir acı…

Tolstoy’un çoÄŸu eserine bu acı aroması o kadar sinmiÅŸtir ki…Roman sadece bir ÅŸey katmaz insana,içinden  yine acıyla birÅŸeyler koparıp da biter …Beyaz perdede çoÄŸu zaman Tarkovski ya da Lars Von Trier da aynı batından dünyayı ve dünyalıyı ve dahi onun doÄŸasını acıyla,kanatarak sorgular…

Bu acı en çok; -‘’Ve İnsan Öldü’’ yazımda mevzu bahis edindiÄŸim – yaÅŸam ile ölüm arasında hipnotize olmuÅŸ hazreti insanın o bi çare,nevrotik anksiyetisinde peyda olur…

‘’İvan İlyiç bir insandır.İnsanlar ölümlüdür.O halde İvan İlyiç de ölümlüdür.’’Hayat keşke bu kadar basit bir klasik mantıkla devir daim etseydi…İvan İlyiç bir bağırsak hastasıydı.Kendini yargılamaktan aciz bir yargıç olan Ivan duygularıyla,işini biribirine karıştırmamaya çalışıyordu. Kendi nazarında sadece bir ‘’müşteri’’ olan insan ve insanlar, hastalığında, o ölüme beş kala halindeyken kendisine aynı muameleyi;onu sadece pis kokan bir beden olarak görmekle yapmıştı…O şimdi kadim pişmanlıklarının muhasebesiyle neden hayatta var olamadığıyla, kendisini bizzat hayatın var ettiği gerçeğini kabullenememekle meşguldu.

Hasta yatağındayken : ‘’Bitmiyor bu geceler gündüzler.Çabuk olsa bari! Çabuk olacak da ne ? Ölüm.Karanlık.Hayır,hayır.Ölüm olmasın da ne olursa olsun’’* diyordu.O kör bağırsağından muzdaripken,sizin hala bu acıya gözlerinizi kapalı tutmanız mümkün mü ?

Ölümün acelesi mi vardı?O vakti geldiÄŸinde kendini izhar eden bir guguk kuÅŸuydu…Ama belli ki İvan İlyiç  vakitte yaÅŸayamamış,ibnu’l vakit(vaktin oÄŸlu) olamamıştı.Ölümü kaygı edinmemiÅŸti ki… Ama ÅŸimdi tüm kaygısını ölüm oluÅŸturuyordu…Maddi yokluktan kaçınmak için manevi varlığını mahkeme koridorlarında satışa çıkarmış ve Dasein**’e ihanet etmiÅŸti…

Tolstoy, bu ve diğer hikaye ve romanlarında takdiri şayan bir ajitasyton ile , herkeste olması gereken;insanın salt insan olmasıyla dikkati nazara alınmasına bir vesile olan ‘’ızdırab’’duygusunu içlerden söke söke dışarı çıkarır.Ehline bir umutsuzluk ve anlam terapisi uygular. Özellikle Heiddeger ve Nietzche’de doruk noktaya ulaşmış insan varoluşuna,zamanın anlamsallığına ve ölüme dair retorik göndermeler yapar.Bunu bizi acıtarak,kanatarak yapar…

Varsın kanatsın,akacak kan damarda durmaz değil mi ?

*Tolstoy,Ölüm Manifestosu                                           

**Heidegger’in kullanmış olduğu, insan varlığı manasına gelen Almanca bir terimdir.

Gökhan Özcan

Psikoloji Bölümü

İstanbul Ticaret Üniversitesi

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

One Response to “Tolstoy’da Sanat Kanlı Bir Meyvedir…”

  1. On 12 Ekim 2009 at 17:46 aklıselim responded with... #

    çok çok çok……

Add your response