Archive | Kasım, 2009

İkinci El

ikinci el-unigundem

              içli bir ayrılık şarkısında bir melodi tarihten eski ve yitik hatıralarla bir çift göz ansızın uzağa bakar yakını görmezden gelir uzağı ister ikinci el gönül cana azaptır   ikinci el pazarında bir gönül satılıksa ilk sahibinden en fazla izi bulur bir bedene ikinci dokunmak yazıksa ilk dokunan olmamak [...]

0 Comments Read more »

İyilik Yapın Ama Fedakarlık,Asla!

sanat ve ahlak-unigundem

            Bir insanın hayattaki “şikâyet” ortalamasını alacak olsak sonuçların ne olacağı elbette değişken olurdu.  Şikâyetin temelindekinin memnuniyetsizlik olduğundan her zaman emin gibiyizdir. “Böyle olmamalıydı.” Adlı şarkıyı söyler zihnimizde yanıktan bir ses, bir miktar içi geçmiş.                Şikâyet eyleminin temelindekine gelince… Biraz estetik gibi gelse de kulağa, artistik de olabilir, “oran”dır bizi şikâyete iten o [...]

2 Comments Read more »

Vermek En Büyük Almaktır

unigundem – go giver – vermek mutluluk

                    Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kendimiz için olan ufacık bir menfaat uğruna insanları kırmak, sömürmek, öldürmek hem mübah sayılıyor hem de başarı nişânesi olarak hanemize kaydediliyor. Tıpkı atalarımızın öldürdükleri düşman sayısına göre yapılan mezar taşları gibi, bize de hayatını mahvettiğimiz insan kadar başarı karnesi veriliyor. [...]

0 Comments Read more »

Rosa Labio

rosa labio_unigundem

            rosa labio   uzun yıllar geçecek rosa labio uzun yıllar unutacak gözlerim seni görmeyi süzme bal kıvamında güneşler batacak akşamları özleyeceğim rosa labio üzüm gözlü akşamları   gün gelecek bir akşamüstü bahçendeki incirden koparacağım incir çekirdeklerinde sen olacaksın havva anamız gelip beni okşayacak sen görmeyeceksin   rosa labio bilir [...]

0 Comments Read more »

Ve İnsan Yazamadı…

stalke-yazmak- unigundem

Bilmek, bilmek istemek ilk önce soru sormayı gerektirir…Cevapları şimdilik kaale almayan  zihinde çöreklenmiş bir sual halesini… *** Bir bilinmeyen(meçhul) ve o bilinmeyeni  açığa çıkarma,onu artık bilinen(malum) bir hale büründürme gayretini… Bilinen ile bilinmeyen arasını turlamayı bizatihi düşünmeyi gerektirir… Düşündükçe de düşmeyi…O düştüğün çukurdan hangi ‘’bilgi’’ ipiyle çıkacağını tekrar düşünmeyi…Bilmek istemek biraz da dengenin bozulmasını,sende olmayan [...]

1 Comment Read more »

Siz hiç “hiç” oldunuz mu?

unigündem- kamilmehmet özkan- hiç olmak

Bugüne kadar çevrenizde hep bir takım alâmeti-fârikalarla tanındınız. Çevreniz size bir takım özellikler kazandırırken diğer yandan bu özellikleriniz de size çevrenizi oluşturmada farkında olmasanız bile yardımcı oldu. İsteyerek veya istemeyerek bugünkü sosyal yaşamınızı kurdunuz. Mutlu veya mutsuz bir şekilde yaşıyorsunuz. ( Anti parantez Ipsos araştırma şirketinin global çapta yaptığı bir araştırmada dünyanın en mutsuz ikinci [...]

0 Comments Read more »

Murat Ölmüş Deseler…

kavuşmak2-unigundem

murat ölmüş deseler, son nefesinde adını sayıklamış… elinden ne gelir? hiçbir şey gelmez!    murat ölmüş deseler, senin için hayatından vazgeçmiş… nelerden geçebilirsin? hiçbir şeyden!    murat yaşıyor deseler, her şeyi bırakıp gel demiş sana… nelerden geçebilirsin? bilirim, her şeyden…    öyleyse ne bekliyorsun?… Murat Ustaoğlu

0 Comments Read more »

Görmek İçin Uyanmak Lazım!

bebek,varolmak-unigundem

            La kılıcını varlığın boynuna vurdum Yokluk fışkırdı Hep beka peşinde koşmuşum Fenada huzur buldum…  İnsanız. Biraz eksiğiz. Aslında çok eksiğiz… Çünkü varlığımız eksiklikle, acizlikle,bir tutam nefese ihtiyaç ipiyle sallandırılmış daha ilk saniyelerimizde…Varlığımızın altı ,daha hiçbir şeyin farkına varamadığımız o anlarda, yokluk kalemiyle kalınca çizilmiş… *** Yokluk ve yoksunluk…Hiçbir şeyden [...]

4 Comments Read more »
Page 1 of 212