Archive | Aralık, 2009

İnsanın İnsanı Temaşâsı

istanbul-unigundem

              Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul Aziz İstanbul… Seyrediyorum… Tıkış tıkış (eskiler lebâ leb derlerdi) dolu olan tramvayda hangi dili konuştuklarını tam kestiremediğim birkaç turisti, birbirinden ‘’saygı’’ talep eden yol-cuları, dışarıda hafiften atıştıran yağmuru ve dahî kendimi… *** Ama bir sorun var. Kitaplardaki tasvirine, mısralardaki âhengine doyamadığım [...]

0 Comments Read more »

Kamburun Kadar Konuş!

kambur,düşünce,unigundem

Kamburum çıkana kadar yazı yazmalıyım… Kamburum çıkana kadar… Notredame’ ın kamburu gibi, bir kambur. İnsanlar korkmalı, kaçmalı,ürkmeli benden.. Hatta tiksinmeli. Ayıplamalılar, parmaklarıyla arkamdan işaret edip, laf söz etmeliler. *** – İşte bu var ya! Bu kambur. – Haa haa haa aa! Evet! Var o kambur. Önceleri size ne? diyesim gelse de… Var o kambur. Hem [...]

0 Comments Read more »

Nemire

aşk,sevgi,şiir-unigundem

     (Siyah ve Beyaz’a atfen)   Sahipsiz zamanlarda, aklımı firari eyleme.. Eyleme beni benden. Soğuk mevsimleri bırakma kalbime Üşüyorum.. Kıt kanaat sıcaklığında Hatıralar sarıyor beni.. Yetiniyorum. Ellerin.. Gümüş bir şelale gibi Akıyor gözlerimin perdesinden Perdeler sızdırmaz oluyor. _Ne içi, ___Ne de dışı. _____Zifiriler ötesi, _______Hayaller işitiyorum. Hangi sersefil düşler çağıracak bana? Gün soldurmayan, his [...]

4 Comments Read more »

Seni Seviyorum…

sevgi-unigundem

Bu koşuşturmalar nereye? Nereye gidiyor ayaklarım? İstikametim dosdoğru… Fakat önüme çıkan yanılgıları, avuçlarıma taşıyan da ne? Aldanışlar ve çırpınışlar. Bazen baktığını görememek, körlüğün en acınası halidir ve düştüğünde, dizlerinden akan kan rengi siyahtır. Zifiri siyah! Aşkını gönlüme bırakıp gittiğinde,  gözbebeğindeki siyah esir almıştı beni. Bu yüzdendir kendimi, deniz gözlerinin dalgalarında kaybetmem. Bu yüzdendir körlüğüm. Bu [...]

3 Comments Read more »

Avatar

avatar-2009-unigundem

 James Cameron’ın bütün yaptığı  işlerde özenli ve uzun bir çalışmanın kokusunu alabilirsiniz. Bu filmde de aynısı var. Yalnız senaryo açısından öyle olduğunu söyleyemeyeceğim… Senaryo üzerine pek düşünülmemiş. Daha çok vermek istediği mesajlar görsel şaşaanın üzerinde    yoğunlaşmış. Fakat yine de filmin içerisine almayı başarıyor Cameron sizi ki bu işi neredeyse bütün filmlerinde başarmıştır.      İzlediğim en [...]

1 Comment Read more »

Bir Milletin Kurtuluşu

canakkale-savasi-unigundem

      Çanakkale: Büyük Türk’ün uyanışı… O nadir halkın sessiz, umutsuz bekleyişinin bittiği,artık huzurlu günlerin vaad edildiği,tarihe kanlı harflerle yazılan,vatan sevgisinin vermiş olduğu güç ile kazanılan büyük destan. Genç, yaşlı herkes o büyük inançları ile düşmanın karşısına elinde silahı, belinde hançeri ile dikilip göz göze diz dize savaşarak ebedi âleme intikal etmiştir o büyük vatan bekçileri.        [...]

0 Comments Read more »

Restore Etmeliyim Yıpranmış Duygularımı

yıpranmış aşk-unigundem

  Restore etmeliyim yıpranmış duygularımı Arşınlamalıyım Yâre uzanan sevgi yollarını Sâkinin doldurduğu bardaktaki yıllanmış gibi olmalıyım AŞK’a susamış Kazanova misali Seni, sana anlatan bir rehber olmalı yazdıklarım Esrarlı, matemi yoğun birazda pinhan kokusu taşımalı Neyzenin üflediği nefes gibi büyüleyici, bir o kadar da yumuşak olmalı İlkin irkilmeli sonra serpilmeli bembeyaz masum tenine Ötelenmiş umutlarıma soluk [...]

2 Comments Read more »

Hakikati İlam Etmeyip de ne Yapayım?

bunalım-unigundem

                    Henri Bergson ‘’Yeniyi, ancak eskinin yerini aldığı ölçüde anlayabiliriz’’ der. Kadim(eski) olanın idrakı şimdinin ifşasına bağlı… Yani anı anlamaya, şimdiye vakıf olmaya… Anı anlamak, içinde bulunduğun zamanı tefehhüm etmektir ki  eskiyi, bizden öncekileri hesaba katmayı gerektirir.Çünkü ayağını bastığın zemin sadece şimdinin eseri değildir… Dününü reddeden, [...]

0 Comments Read more »
Page 1 of 41234