Analiz, Gökhan ÖZCAN, Karalamalar, Psikoloji-Sosyoloji, Sanat & Edebiyat, Toplum

HuzursuzluÄŸun Huzurunda…

Proleteryanın saf duyguları ile oynayan Kapital yazarı Marx, ‘’düşüncelerin doruklarına ancak patikalardan tırmanılır’’ diyor. Sarp, tehlikeli, zoraki tâli yollardan…

Fikirlerin doruklarına ulaşmak sâde cehd ve gayret ile, tekinsiz yol-cukları arşınlamakla elde edilebilecek bir keyfiyet değildir.

Bence.

***

Üzerinde yorulmaksızın didinip durduğun, belki de durmak zorunda olduğun, seni zabt u rabt altına alan o Wiitgensteinsı pütürlü zemini hissetmek, neyin üstünde konuşlandığının farkına varmak, cehd ve gayrete öncelenmelidir.

Yine bence.

Sub-jenin üstüne çıkmak ve gözlerini ob-jeden ayırmamak…      

Belki de kendini bir üçüncü göz ile temaşa etmek, tepeden, kuşbakışı bir ‘’nazar’’ ile…

Evet! Arayıp da bulmaya çalıştığımız kelime bu işte!

Nazar…

***

Aramak… Bulamamak… Ama aramaktan hiç vazgeçmemek… Sâde nazar etmek… Hep nazar etmek…

Son tahlilde bulunamayacak, muvaffakiyetin muhal olacağı bir şeyi talep etmek,mantıklı bir eyleyiş midir?

Öncelikle talep etmek huzuru değil, huzursuzluğu davet etmektir.  ‘’Huzur bundadır, şundadır’’ diyen huzurlulara inat! Hep talep etmek…

Hoş bir tefekkür uğruna bir nisbet gözetmemek… Bir defa da olsun ‘’nedensellik’’ hastalığını terk etmek… Ya da def etmek! Kendinin üstüne çıkıp kendini, hep kendini nazar etmek… Tevazu ile… Sabır ile… Huzur değil de huzursuzluk ile… Karanlıkta… Sessizce…

Karanlıkta. Kimse seni görmesin diye… Sessizce. Huzursuzluğunu bozacak huzurlular var etrafta…

***

Peki neden huzursuzum? Daha öncesinde nedir huzursuzluk?

Ben sordum yine ben cevaplayayım:

Karanlık,pütürlü zeminde kendinin üstüne çıkıp, sessizce ve tevazu ile fikirlerin en faziletlisi yolunda kendini, kendi kendini nazar etmektir.

Neden huzursuzum, imdi anladın mı?

Gökhan Özcan

Psikoloji Bölümü

İstanbul Ticaret Üniversitesi

 

 

 

 

Tags: , , , , , , , , ,

No comments yet.

Add your response