Archive | Eylül, 2010

Mitolojik Bir Zevalin Öyküsü: Oedipus Rex

oedipusrex-unigundem

Oedipus Rex. Sophokles’in ‘Opus Magnumu’. Büyük şaheseri. Mitolojik bir hikayenin edebileşen karakteridir Kral Oedipus. Asırlarca Tanrılaştırılmış insanı pây-i tahtından eden pedagojik bir tragedya… Hamlet’in anne arzusu, baba nefreti, kadim bir insiyakın tezahürüdür: Oedipus kompleksinin… Klasik tıp literatüründe- Hipokrat-Galen tıbbı ve İslam Meşşâî geleneği- izine rastlayamadığımız Oedipus kompleksini Avrupa’da, modern psikiyatri tarihinde müşahede ederiz. Batı tereddütsüz [...]

0 Comments Read more »

Eksi Ağustosta Güneşli Bir Gün

ağustos güneşi-unigundem

      ”cehalet, mutluluktur…”    …eksi aÄŸustosta güneÅŸli bir gün…    sen hiç, elini aÄŸzına götürüp    aÄŸlamamak için zor tuttun mu kendini    sen hiç, iyiyim deyip yalan söyledin mi    kendine bile    sen bilir misin    serçenin bir kedinin aÄŸzındayken    kalbinin nasıl çarptığını    sen hiç, bin yılda bir göreceÄŸin birine    seni seviyorum dedin mi    sonra oturup yıldızlarla beraber    geceler boyu [...]

0 Comments Read more »

BenliÄŸimizin Efendisi Olmak

bilinç-unigundem

 Hayatlarımızın en zor zamanlarında kendimizi bir cenderenin içinde bulmamız çok da olanaksız olmuyor doğrusu.. Kurtulmak için, bazen bağımlılıklarımıza bir kez daha sıkıca sarılıyoruz, bazen bizim için önemli olan unsurları sıyırıp salıveriyoruz. Her iki durumda da bir kere daha sıkışıyoruz cendere içine. Duygularımız, bizlerin en önemli en hisse değer varlıkları. Kırılınca, eskisi gibi olmuyor, olamıyor. Neden [...]

0 Comments Read more »

Acı Gerçekler

gerçek-unigundem

  acı gerçekler   ben ÅŸairim, sözüme inanma seni sonsuza dek seveceÄŸim derim yalan söylerim karşılıksız sevgi var mı ki dünyada utanmasak Allah’ı bile karşılıklı seveceÄŸiz zaten ölünce toprak olacaksınız deseydi iner miydi başımız secdeye   elimde alışveriÅŸ poÅŸeti varsa akÅŸam gülersin sen kadınım bir tanen olurum her ÅŸeyin olurum gül alırsam, ÅŸiir okursam ÅŸirinlik [...]

1 Comment Read more »

Bir ne-bileyim-nerede’de..

yalnizlik-unigundem

   ‘’Beni buraya kapayanlar, büyük kötülükler yaptıklarını sanıyorlar bana. Ama sevgili kızım, dinimin üzerine yemin ederim ki, eğer karıma ve çocuklarıma karşı sorumluluğum olmasaydı çoktan böyle bir hücreye, hatta çok daha darına kapatırdım kendimi…’’ Kapatıldığı Londra Kalesi’nden biricik kızına aynen böyle seslenir Thomas More. Acı dolu bir sesleniş, hüzün dolu bir itiraftır onunkisi… Hayır,  hayır, [...]

1 Comment Read more »

Arzularımız: Kumdan Kaleler Misali

Arzularımız: Kumdan Kaleler Misali

Bir şeyi arzularız bazı zamanlar, istemenin ötesinde… O kadar arzularız ki, o şey ulaşmaya çabalamaktan çok onu kaybetmemeye çalışırız. Onu elde etmemizi sağlayacak fırsatları değerlendirmek yerine, onu kaybetmememize sebep olacak şeylerden kaçınırız, ta ki ona ulaşamadığımızı fark edene kadar. Yıllar öncesinden hayalini kurduğum, arzuladığım birçok şeyin elimden nasıl kaybolduğunu -geri gelmeyecekçesine- gördüm bu yaz. Böylece [...]

1 Comment Read more »

Suyun Ses Hali

Suyun Ses Hali

Onu ilk gördüğümde gözleri parlıyordu. Tıpkı su damlası gibi… Neler saklıyordu bilmiyorum ama söyleyecek o kadar çok ÅŸeyi vardı ki. Dinlemek istedim. O konuÅŸsa da ben dinlesem… Hiç bitmese anlatacakları. Yalnızlığıma ses düşürmüştü. Sanki benden olan bir ses. Uzaklara ait olduÄŸunu hissediyordum ama yine de… Sanki kalbimde. İşte tam ÅŸuramda hissediyordum titreÅŸimini. İnsan bir gün [...]

4 Comments Read more »

90′larda Çocuk Olmak

çocuk olmak-unigundem

  Çocuk olmak, Siyah önlükler giyerdik okula giderken, tahta çantalar, elde beslenme çantaları ile bir bütün olurduk, bir de anne öpücüğü konduruldu mu yanağımıza tamamdır. Koşuşturmaca ile okulun zırrrrr sesi ile girerdik eğitim yuvamıza. Hemen sınıfımızın sırasına geçer andımız ile başlardık maceraya, sonra bölük bölük sınıfımızın yolunu tutardık. Çocuk olmak, Öğretmenimiz vardı bizim her şeyi [...]

3 Comments Read more »